5 Ocak 2011 Çarşamba

web 1.0 - web 2.0

Biraz web mantığı ve web 1.0 ile web 2.0 dan bahesetmek internet hayatının nereye ve nasıl gittiğini kavrayabilmek adına yerinde olur diye düşünüyorum.

Nedir bu kavramlar yani web 1.0 da ne oluyordu ?

Web 1.0 daha çok okuma amaçlı (read-only ) idi. Yani internete girdiğinizde bilgileri görüp okuyabiliyordunuz sadece . Bunlara bir yorum getiremiyordunuz . Ya da yazılan bir yoruma bir yorum da siz yazıp en doğal hakkınız cevap verme hakkını kullanamıyordunuz. Yani tek taraflı bir bilgi mevcuttu.

Yani web 1.0 biraz sınırlı, okuduğunla kaldığın ve etkileşime geçemediğin sadece bilgi topladığın bir platform olarak yerini aldı tarihte. Özellik olarak aşağıdaki başlıkları sıralayabiliriz.
  • Tek taraflı ve firma bazlı bilgi paylaşımı
  • Web Formlar
  • Firma Siteleri
  • Meydan Larousse
  • Client Server
  • Page views
  • Publishing  
  • Directories
Web 2.0 da ne oldu derseniz işin içine paylaşım girdi. Firma sitelerinin yanına kişisel yazınlar ( bloglar ) , bilgi paylaşımı ve de en önemlisi etkileşim başladı.
  • Karşılıklı etkileşim ( Sosyal Medya )
  • Web Aplikasyonlar
  • Şahsi site ve Bloglar
  • Ekşi Sözlük, Wikipedia
  • p2p
  • Comments
  • Tagging
  • Participation
Sosyal medya patladı , firmalardan ziyade insanların şahsi siteleri oldu, blogları oldu , bilgiye çok çabuk ulaşır olduk ama ulaşacağımız bilgiler de bir o kadar çoğaldı ve karıştı.

Şimdi ne var sırada derseniz bekleyin web 3.0 geliyor ...

Semantic ve OWL kelimeleri önemli ...

Bir sonraki yazıda yukarıdaki kavramlara ve web 3.0'a değineceğim ...

OG

4 Ocak 2011 Salı

Mobil Aplikasyonlar ...

Bugün biraz Mobil Dünyadan ve Mobilin en önemli öğelerinden biri olan uygulamalardan yani aplikasyonlardan bahsetmek istiyorum.

2007 yılında Apple iOS yüklü ilk iPhone çıktıktan sonra Apple Store'un inkişafına tanık olduk. Bu bağlamda 3 yıl gibi kısa bir sürede 2010 Eylül ayı itibariyle her iPhone sahibi takribi 15-16 aplikasyon indiriyor ve telefonunu aplikasyonlarla kullananlar Apple dünyasından vazgeçemiyorlar gibi bir sonuç çıktı ortaya. Neden mi böyle bir hisse kapıldım ? Çünkü bugüne kadar yani 3 yılda toplamda tamı tamına 6.5 milyar adet aplikasyon indirilmiş durumda. Sayı gerçekten inanılmaz. Ve aplikasyonları benimseyenler hayatlarını nasıl kolaylaştırırım diye aplikasyon arar hale gelince de iPhone hegemonyası daha da büyüyerek tavan yapmaya başladı. Tabi burada menü kolaylığı , user experience ( kullanıcı tecrübesi ) ve loyalty ( sadakat ve ürüne bağlılık ) gibi konular devreye girer oldu ama telefonuna aplikasyon indirmeyen ve sadece alo demek amaçlı kullananlar iPhone'a hiçbir zaman alışamadılar. Onlar eski mantıktaki features telefonları tercih etmeye devam ettiler.

Ben de iPhone kullanıyorum ve takribi 50 aplşkasyonum var ve hepsini bire bir kullanıyorum. Yanlız bu sadece iPhone'a özel bir iş olmaktan çıkmaya başladı. Bakın mesela telefonlardaki uygulamalar ( aplikasyonlar ) ne işe yarıyor ve hayatınıza ne gibi artılar katıyor.

Mesela akşam trafikte sıkışıp kaldınız ve en sevdiğiniz dizi başladı önemli değil hangi kanaldaysa uygulamasını indirip keyifle cep telefonunuzdan seyredin. Ya da tatildesiniz ve en sevdiğiniz radyo kanalı o gittiğiniz şehirde çekmiyor sorun değil indirin uygulamanızı ve en sevdiğiniz radyoyu dinlemeye devam edin. Tüm bunları yapmanız için sadece telefonunuzun çekiyor olması yeterli. O yüzden kapsama alanı reklamları bu kadar önemli ve ön plana çıkar hale geldi son zamanlarda.

Samsung Markasının kullanmaya başladığı ANDROID OS yükselmeye devam ediyor. Nokia OVI Store pek tutunamadı gibi ve de Symbian kaybettiği popülerliği yeni dokunmatik ekranlarla geri kazanmaya çalışıyor. Windows Mobile OS ilk palm'lar çıktığında çok popüler ve ataktaydı. Hatırlayın HTC Q200 , HP iPaq 6815 ve 6915 hep WM OS yüklüydüler. Blackberry oldum olası hep email kontrol eden telefon olarak anıldı. Ekranı internete girmeyi pek beceremiyor desek yeridir. O yüzden 3 inç civarı ekranları denemeyi sürdürüyor Torch bunlardan bir tanesi ama yine klavyeden vazgeçemiyor.

Turkcell'in taksitle satmaya başladığı dünya devi HUAWEI'in ürettiği T10 model Android OS yüklü telefon oldukça makul bir fiyata Turkcell kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Yani artık interneti cepten takip etmek isteyenler fahiş fiyatlar vermeden de bu işi yapabilecekler. Turkcell'in bu hizmeti ayda sadece 29 TL ve 24 ay sonunda telefon sizin :) Bir de dünya mobil devlerinden üretici SAMSUNG'un son modellerde tercih ettiği Android OS sayesinde Android yüklü telefonların sayısı ile iOS yüklü telefonların sayısı Amerika ve Türkiye'de kafa kafaya geldi diyebiliriz. Taiwan'lı dünya devi HTC de son modellerinde Android OS'i tercih etmeye başladı. Yani OS'ler de rekabet son sürat devan ediyor.

Şu an aplikasyon istekleri en çok iPhone, iPad yani iOS ve Android OS ağırlıklı. BB OS de hemen takipte diyebiliriz. Amerika ve Türkiye satış adetlerinde bu 3 OS yüklü telefonlar ilk 3'ü kimseye bırakmıyor ...

Eğer telefonunuz smart phone ise hangi OS le çalıştığının pek de önemi yok ama herkesin uygulamaya yani aplikasyonlara ihtiyaçları var ve de ilerleyen süreçlerde daha da olacak. Yaratıcılık ve zeka birleşmesi inanılmaz aplikasyonlar yaptırmaya başladı. En basitinden bir örnek ; aşağıdaki linke tıklayıp seyredin lütfen :) Yazının başından beri neler söylemeye çalıştığımı anlayabilirsiniz

http://www.youtube.com/watch?v=YWea1EIVzb4

OG

3 Ocak 2011 Pazartesi

apple ios ve mobile world ...

Herkese iyi seneler . 2011 bolluk,bereket,sağlık ve bol kazanç getirecek bir yıl . Özellikle digital ve mobil sektörlerde faaliyet gösterenlere ...

Mobil diyorum ve altını çiziyorum. Geçtiğimiz haftalarda Aralık ayının içinde Google Certified Partner Agency AURA MEDIA'nın workshop'ında konuşma yapan EMEA Director' ü  Ömer Keser Google'ın Irlanda - Dublin ofisindeki onlarca Türk çalışanından sadece biri. Mükemmel bir sunum paylaşıyor bizlerle AURA MEDIA Başkanı Barbaros Bostan'ın müthiş sunumunun hemen ardından ... 98'lerden bu yana kadar Google'ın gidişatı ilk 100.000 usd kazanışı ve sonrası bir dünya devi olma hikayesi ... Çok Etkileyici bir yolculuk . Sonuç dünya teknoloji devi bir firma . Yüzden fazla tool ve çoğu ücretsiz ve sizler için çalışıyor. Ciro milyar usd larda ... Ve deniyor ki ; mobile yatırım yapın ... Workshop'dan çıkan sonuç şu : Dijital çok önemli. İnternet'i sakın göz ardı etmeyin ve mobile yatırım yapın. Umarım ülkemizde Key Account diye tabir edilen birçok firma MOBILE AD NETWORK kullanımına başlar. Tüm dünya yavaş yavaş mobile kayıyor.

İşte sayılarla mobil mecra ...
  • Amerika'da google aramalarının %48'i iphone gibi smart phonelardan yapılıyor...
  • 2013'te internete bağlanan computer sayısı internete bağlanan smart phone sayısı ile eşleşecek hatta mobil geçebilir de ...
  • WAP, 2G,3G derken cep telefonlarının internete bağlanma hızları son 2 senede 4 kat arttı.
  • Mobil reklamcılık gün geçtikçe artıyor.  
  • Pazar Arastirma Firmasi Berg Insight : Mobil Reklam 8 kat büyüyecek .
  • 2015'e gelindiğinde mobil reklam ve pazarlamanın toplam dijital reklam içindeki payı yüzde 15.7'ye yükselecek.
Rakamlar kendini yeterince ifade ediyor umarım. Ülkemizde hala web sitesini bile ite kalka mecburiyetten yaptıran, internet ve mobile yatırım yapmayan, dijitalin gücünü yadsıyan firmaların acilen toparlaması ve mobili ciddiye alması lazım. Hepi topu 2 yıl sonrasından konuşuyoruz.

Tablet PC ve Pocket PC ..

iPad, Samsung Galaxy Tab, Toshiba Tablet PC derken hem uzun süre stand by'ı bulunan hem de hafif ve çekici bu touch screen device'lar ( dokunmatik ekran ürünler ) mobil iken internetten uzak kalmamamızı sağlıyorlar. Sonuç her daim sosyallik, her daim bilgi paylaşımı , her daim bildirim , her daim interaktif iletişim ...

Bu yüzden artık herkes mobilken bile internete girebiliyor. Bloguna yeni kayıt ekliyor veya editliyor. Sosyal Medya'yı aktif olarak kullanıp news feed'ler ve tweet ler girebiliyor.

Bu konuda Apple'da benim gözdelerimden :) iPhone ve iPad gerçekten inanılmaz iki cihaz. Kullanmayan bilemez, böyle bir işlevsellik ve cihazı bu denli sahiplenme inanın bana hiçbir cihaz için gelmemişti içimden en azından şimdiye kadar. Amacım övmek değil bahsetmek. Bence cepten internete girmekse amaç iPhone bu konuda rakiplerinin eline su döküyor :) Geniş ve dokunmatik ekranda internette gezinmek, e-postalara bakmak ve de hoş vakit ( aplikasyon ve oyun oynayarak ) geçirmek için ideal. Bir de yıldızınız barışırsa ve kullanım kolaylığının farkına varırsanız o zaman zaten vazgeçilmeziniz oluyor bir anlamda.

iPhone 5 ve iPad 2 de 2011 de bizlerle olacak ve ses getirecektir diye düşünüyorum. Mobilin önlenemez yükselişine kulak verin. Firmanızın herkesi kucaklaması için hemen bir kontrol yapın. Mesela şu soruları sorun kendinize :
  1. Güzel bir web sitem var mı ?
  2. iPad ile internete bağlananlara web site mi gösterebiliyor muyum ?
  3. Cep telefonundan internete bağlananlara özel gösterim yapacağım mobil sitem var mı ?
  4. ve en öenmlisi bunların hepsini birbirinden bağımsız ve aynı anda yapabiliyor muyum ?
Cevabınız hayırsa arayın konuşalım. Sizi de dijital dünyada hakettiğiniz yere taşıyalım.

Kalın Sağlıcakla .

İyi Seneler..

OG

19 Ekim 2010 Salı

wap ve 3g

Uzun zamandır yazamadım bari bu akşam kaldığımız yerden devam edelim istedim. En son wap teknolojisine kadar getirmiştim olayı. WAP . Hatırlarsanız ilk Nokia'nın hafif konveks içe doğru eğimli telefonu ile başladık kullanmaya bu protokolu. Wireless Application Protocol . WAP . Nasıl yani dedi çoğu kimse . ne oluyor da başına wap.domain.com adresini browsera yazınca domain'in sayfasına gidiyordun. İlk bankalar ve Turkcell gibi GSM operatörleri kullanmaya başladı. Fakat biz Turkler fazla kafa yoramadık bu soğuk , renksiz ve zevksiz aplikasyon protokolüne.

Ve smart phone lar yavaş yavaş oluşmaya başladı. Amaç HTML olarak tüm sayfaları görüntülemek ve harici bir arayüze gereksinim olmadan bir şekilde internete bağlı kalabilip aynı computer veya notebook ekranındaki gibi sitede dolaşıp surf yapabilmek.
İşte o zaman başladı PALM ( Avuç İçi ) Smart Phone'lar . İşletim sistemi tabi ki Windows Mobile. Jmate HTC Hp İPac ve daha niceleri ...

Tabi Nokia da boş durmadı Symbian işletim sistemiyle devam etti. N serisi telefonlar başladı N95 var ki değmeyin gitsin hala hatrı sayılır Multi Medya Makinalar arasında yer alır.

İşte WAP'ın pabucu dama atılıp Cep Telefonları ve Netbooklar dan her türlü işlerinizi yapar hale gelince tabi ki telefonlar için yeni ve son bir iş kaldı. Hızlı bağlantı. Yani sayfayı yazdın ama sayfada bir fotoğraf var ya da indirmesi için bekleyeceğin bir resim. Bu yüzden 3G hayatımıza adapte edildi. Amaç daha hızlı data transferi . Daha hızlı internet. Bu nelere yarar sağladı. Tabi ki epostalar daha hızlı alınıp yollandı. Resim emailler veya ses dataları yollar olduk. Çektiğimiz videoları bile birbirimize emailler veya Facebook, Twitter gibi Sosyal Network Sİtelerinde paylaşır olduk. İşte 3G nin hikayesi de budur. Korkulacak birşey yok.

Ama derseniz ki kardeşim iyi güzel teknoloji çok işe yarıyor ama yediğimiz radyasyonu ne yapacağız ?

O zaman da derim ki alın bir Scalar Energy Kolyesi takın benim gibi Bio Enerjinizi Optimize Edin ve de EMF'den korunun .

Bir sonraki post Apple, Steve Jobs ve iPhone Hakkında. iPad'e de ufak bir değinme yaparım gibi sanki ...

Sevgiyle Kalın ...

OG

29 Eylül 2010 Çarşamba

dx 66 ve cep telefonları ...

dx 66 serisiydi galiba 286 - 386 ve 486 diye gidiyordu. 1 kb = 1024 byte 1000 kb = 1 mb 1000 mb = 1 gb 1000 gb = 1 terabyte falan diye giden depolama hafıza birimleri

hatırladınız tabi . teknoloji 2 farklı şekilde gelişti ama şimdi artık hepsi tek yönde birleşiyor gibi. hatırlayın ericsson ve motorola cep telefonları o kadar büyüktü sim kartları kırmadan koca koca kartlarla telefonun altından sokardık:) süpermiş hakikaten.

ilk ericsson rh 937 vardı galiba teleskobik anteniyle askerdeki sahra tipi telsizin konuşma ünitesini andırırdı walla. komik hemen sonrası motorola kapaklı arkası ciddi kalın bir seri çıkarmıştı 9700 mü 8300 mü hatırlayamadım tam . Akabinde Ericsson'dan o müthiş alet : GH 337 . Bu makine cep telefonlarının şahı idi. Caddede falan konuşarak yürüdün mü bırak kızları erkekler bile keserdi walla :) hahaha. sonra kapaklı serisi çıktı. GF 337
Sonra bir çıt gelişti telefonlar ve polifonik ses veren telefonlar başladı. Mesajlaşmak havalı hale geldi. Daha tost yenilip beklenilmiyordu aöa yine de sms populerdi.

Sonra 688 ve şikayet edilen o uzun antenler aksesuarların gelişmesi ile ufak bir şekle geldi. bir ara çekmez gibi oldu ama turkcell ve yatırımın artması işi bitirdi. Tabi o zaman Telsim ve Turkcell kapışması vardı. Telsim ne diye bilmeyen varsa hemen söyleyelim Cem Uzan'ın kurduğu firma hani şu Vodafone sonra gelip satın aldı .

Tabi anlatsak bu gelişmeyi günler yetmez ama hem cep hem ev telefonları aynı gelişimlere tabi oldu. İnternet aldı başını gitti. Nokia bir telefon yaptı ve WAP denen birşey ortaya attılar.

Hayatımızda zaten bir www vardı bu wap da neyin nesi dedik ?

4. poostum wap ve 3g üstüne olacak :)

28 Eylül 2010 Salı

live space ...

Hatırlarsanız ilk kendinize ait sayfanız ( web sitesi değil ama blog vari sayfa ) live space denilen ve tamamen free verilen hatta msn'den chat yaptıktan sonra " alanıma git " diye tıklayıp gittiğimiz yerler , sayfalar vardı.

O zamanlar Kanada'daki arkadaşlara bu sayfanın adresini verip İlayda'nın resimlerini upload ediyordum ki onlar da ben ve ailem hakkında herşeyden haberdar olabilsinler diye.

İşte bu blogun amacı biraz eskiye uzanıp sene 1996'daki Kanada'da Queen's University'de teknoloji ve internet ile nasıl tanışmış olduğumu ve sonrasındaki tam 14 yıllık periyotta belki tam sene bazında olmasada 2-3 sene atlayarak dijital, internet ve medyada olanları yazmaya başlayacağım kendi persfektifimden ve anılarımdan yararlanarak .

Umarım tarihlerde ve device invention'larda yanlış tarih beyanında bulunmam. Şimdiden sürç-i lisan edersem af oluna :)

Sene 1996 İstanbul'u tam da eğlenmeye başladığım şehri bırakıp Kanada Kingston'daki Queen's University'de SOE e yazılmama ramak var.

Bir sürü korku ve bilinmeyen. Ve sonrası öğrenilen inanılmaz deneyimler.

İlki computer . Tabi İstanbul üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunu bir mühendis olarak biz Avcılar'da Fortran denilen programlama dilini kara tahta ve tebeşir eşliğinde öğrenmiştik. Kanada gerçek computer ile tanışdığım ülke :)

Word Perfect - Yazım Programı . Yani word'un o anki versiyonu.

Hotmail free email service - ICQ - Chatleşmeler vs ...

Ülkeye dönüş 1997 sonu . İlk bilgisayarı alış aynı tarih ve SOL Super Online Çevirmeli Ağ Bağdaştırıcısı ile evde no name ama ekranı SONY 100 FX2 olan çift tarayıcılı ve müthiş renklere sahip monitörümle internete bağlanma girişimleri. Arkadaşlar soruyor. Nasıl yani internet ne demek. Kimler var şimdi burada ? www da ne demek ? US Apache Fax Modem 33.6 da ne demek ? ve buna benzer bir sürü soru ?

Devamı 3. blogta olacak ...

27 Eylül 2010 Pazartesi

ilk post ...

Blog kelimesinin manası araştırıldığında 2 farklı bilgiye ulaşılıyor. Bu iki bilgiyi önceleri ve sonraları diye ikiye ayırmakta mümkün...
Önceleri yani ilk başlarda Biography Log'un kısaltılarak birleştirilmesinden oluşan       " blog " adından da anlaşılacağı gibi kendinizle alakalı sizi ilgilendiren şeylerin notlandırılması ve bunun web ortamında paylaşılmasını amaçlamıştı. Sonraları ise her türlü konu ve olayı işleyen ve daha çok bilgilendirme amaçlı kullanılan bir nevi web günlüğü gibi kullanılmaya başladı.
Ben de digital işlerle uğraşan bir kişi olarak uzun zamandır niyetlendiğim blogumu yeni açtım.
Faydalı, faydasız, gerekli ve de gereksiz daha doğrusu o an paylaşmak istediğim herşeyi blogumdan ileteceğim ..

Bilginize ...

OG